kullanımı

Bilecik - Osmaneli

  • Sakarya Nehri ve Havzası: Akarsu ekosistemi açısından önemli bir örnek teşkil etmesi, ayrıca meydana getirdiği verimli düzlüklerde tarım faaliyetleri açısından uygun ortamlar oluşturması, dikkat çekmektedir.
  • Osmaneli’nin hemen kuzeyinde akan Göksu çayı önemli bir doğa unsurudur.
  • Osmaneli çevresini kuşatan zengin bir tabiat ve çeşitlilik gözlenmektedir. Bu özelliğiyle de doğa eğitimi için uygun etkinlik alanları içermektedir.
  • Osmaneli’nin etrafı 500 ile 900 metre arasında değişen yüksekliklere sahip tepeler ve dağ sıraları devamı ile çevrilidir. İlçe merkezinin rakımı 150 metredir. Osmaneli’nin etrafını derin vadilerle çevreleyen bu dağları belirgin bir yükseklikten (700 m) sonra dikkate değer biçimde şekillenmiş dalgalı düzlükler ve yaylalar meydana getirir. Bu yapıyı saran kızılçam, meşe, kayın, kestane, huş ağırlıklı orman örtüsü ile çeşitli ekosistemlere ev sahipliği yapmaktadır.
  • Büyükaliç-Adliye-Ağlan-Oğulpaşa Köyleri ve Yaylaları (Büyükaliç yayla öncelikli): Osmaneli’nden İznik’e doğru uzanan bu güzergâhın Meşe-sarıçam ormanlarından kayın ormanlarına doğru bir geçiş bölgesinde yer alması ve bu açıdan eşsiz bir doğa yürüyüş ve gözlem hattı teşkil etmesi etkinliklerimiz için uygun bir zemin teşkil etmektedir.
  • Osmanelidae
    Osmanelidae
  • Balçıkhisar – Belen – Dereyörük doğa yürüyüş hattı Doğal özellikleriyle olduğu kadar demografik yapısıyla da farklılık gösteren bir yürüyüş hattı olup, doğal alan-insan ilişkilerin yansıtabilmektedir.
  • İhsaniye/Oğulpaşa Güzergâhı: Bu güzergâhın hem doğal yapı potansiyeli, hem de demografik yapısındaki farklılıklar dikkat çekmektedir. Katılımcıya, Doğa-kültür ilişkileri konusunda fikir verebilecek alanlar içermektedir.
  • Soğucakpınar Köyü: Sebze-meyve üretimi açısından önemli bir potansiyele sahiptir.
  • Osmaneli’nde tarım faaliyetlerinin ön plana çıkmasında, farklı coğrafyalar ve iklim bölgeleri arasında bulunması, Sakarya Nehri’nin yarattığı mikroklima ve verimli tarım toprakları etkili olmakta, bu özellikler Osmaneli’ne tarımsal çeşitliliği getirmektedir. İlçe genelinde sebzecilik, meyvecilik, bağcılık ve zeytincilik faaliyetleri bir arada sürdürülmektedir. Karpuz ve kavun üretimi tarım ürünleri arasında ayrı bir yer tutmaktadır. Soğucakpınar Köyü bu üretimin yaygın olarak yapıldığı güzel bir örnektir.
  • Çerkeşli Köyü – Sulama göleti ve soğuk hava depoları: Örnek bir kalkınma modeli geliştirmiş olması, katılımcıya doğal kaynak değerlerinin değerlendirmesi hakkında bilgi aktarımına imkân vermektedir.
  • İçmeler mevkiinde olduğu gibi doğal kaynak sularına sahip olması ve Kamplı konaklamaya uygun olduğunun tespit edilmesi dolayısıyla kamplı konaklama etkinliklerimiz için kamp alanı ihtiyacımız karşılayacak olması proje planlaması açısından önemli görülmüştür.
  • İlçe merkezi ve civarında jeotermal yapıya rastlanmakla birlikte, ilçe merkezine 7 km uzaklıkta Selçik köy yolu ve Mekece yakınlarındaki Ciciler köyü köprüsü bağlantısıyla ulaşılabilen ve doğa etkinliklerinde kullanılabilecek şifalı kaynak suları mevcuttur.
  • Osmaneli İlçe Merkezi’nin kültürel-tarihi dokusuyla ön plana çıkan eski yerleşim alanı olması doğa etkinliklerine paralel olarak kültürel kaynak değerler konusunda farkındalık yaratma imkânı vermektedir. Bu alanın tarihi evleri, konakları, dini yapıları ile Osmaneli kültürünü ve tarihini yaşatan bir dokuya sahip olması; Osmaneli İlçe Merkezi: Eğitim objesi ve alanlar olacak Kültür varlıkları ve geleneksel yapıları barındırıyor olması önemlidir. Mesela Osmaneli ilçesinde görülen, Helen, Trak, Bitinya, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemi kalıntıları mevcuttur.
  • Osmanelidae
    Osmanelidae
  • Osmanlılar döneminde ismi Lefke olan bu kentin İstanbul’dan Arap ve İran sınırına giden en önemli Bizans sefer yolunun üzerinde ve Bursa-İznik-Kastamonu yönünden gelen ana yolların merkezinde önemli bir tarihi bir konaklama yeri olması ve yine Osmanlı döneminde de önemli bir geçit yeri olarak ticari, seferi ve Hac yolu üzerinde bir menzil noktası olarak önemini koruması dolayısıyla kazandığı kent yapısı kayda değerdir.
  • Yörede geleneksel İpekböcekçilik faaliyetlerinin yaşatılmaya devam edildiği tek bir köy olan Günüören Köyü ipekböceği konusunda bir etkinlik yapmaya uygundur.
  • Osmaneli, Osmanlı döneminden beri önemli bir ipekböcekçiliği merkezi olmuştur. 70’li yıllara kadar bu özelliğini korumuştur. O dönemlerde ilçede 3 adet ipek fabrikası bulunmakta ve yılda 7,5 ton ipek üretiliyorken, son yıllarda bu faaliyet oldukça gerilemiş durumdadır. Ancak Günüören Köyünde üretim yapılmaya devam edilmektedir.
  • Osmaneli’nde XVII. Yüzyıl ile XIX. Yüzyıl arasında kentin birincil ekonomik uğraşı olan ve yaygın bir eylem olması nedeniyle, toplumsal bir etkinlik olarak görülen konut içi ipekböcekçiliği XIX. Yüzyıl sonu itibarı ile ekonomik ve sosyal ilişkilerdeki değişime bağlı olarak yavaş yavaş terk edilen bir uğraş haline gelmiştir.
  • Osmanelidae
    Osmanelidae
  • Sivil mimarlık örnekleri, yapıldıkları dönemdeki yoğun faaliyetlerden biri olan ipekböcekçiliğine imkân verecek formda inşa edilmiş, 2-3 katlı, kerpiç veya tuğla dolgulu ahşap karkas yapılardır.
  • Proje alanı çevresinde yer alan Bilecik ilinin tarihi ve doğal mekânları: Şeyh Edebali Türbesi, Pelitözü Göleti, Kınık Şelalesi bunlardan bazılarıdır.
  • Osmanelidae
    Osmanelidae
  • Proje alanı dahilinde Gölpazarı ilçe sınırları içinde Harmanköyü’nde yeni bir Tabiat Parkı önerilmiştir. Tabiat parkı olarak tescili beklenen bu alan flora, peyzaj değerleri yönüyle ve kuş gözlemlerine elvermesi dolayısıyla önemlidir. Orman ve dağ manzaralarını bir arada gösteren, çeşitli otsu ve çalı formunda bitkileri, orman ve kayalık dokuları bulunan, doğal alanlar barındırmaktadır.

Bursa-Merkez

Marmara bölgesinde bulunan, Bursa ilimiz tarihi, kültürü ve ekonomik anlamda önemli olmasının yanında, doğal zenginlikleri, yeşil dokusu; yaşları 100 ila 600 arasında değişen yüzlerce anıt ağacı ve şifalı kaplıcalar gibi özelliklere sahip olmasından dolayı “Yeşil Bursa” olarak ün salmıştır. Proje etkinlikleri bir kısmı Bursa’nın tarihi, kültürü ve doğal güzellikleri ile ön planda olan İznik, İnegöl ve Orhaneli ilçelerinde gerçekleştirilecektir.

Bursa-İznik

İznik Ayasofya Camii (Orhan Camii) – Bursa: Dünya tarihi açısından önemli bir yapı olan Ayasofya mabedi; ilk olarak MS. 7. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen Gymnasium üzerine Bizans döneminde bazilika olarak inşa edilmiştir. Üç sahanlıdır. Orhan Gazi tarafından İznik'in fethiyle 1331 yılında camiye dönüştürülen yapı, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından yenilenmiştir. Yazılı belgelerde adı ilk kez 11 Ekim 787 günü Patrik Trasios yönetiminde toplanan ve üçyüzelli piskoposla çok sayıda keşişin katıldığı Yedinci konsül dolayısıyla anılmaktadır. 1331’te Orhan Gazi zamanında İznik’in fethedilmesinden sonra, yapı yeniden yükseltilmiş, nefleri ayıran destekler değiştirilmiş, minare ve mihrap eklenerek camiye dönüştürülmüştür.
Eski İznik Evleri: İznik her dönemden devraldığı mimari mirası ile bir açık hava müzesi niteliğini hala korumaktadır. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı uygarlıklarının arkeolojik ve etnografik kalıntılarıyla bütünleşmiş durumdadır. Güney Marmara bölgesinde kendi adını verdiği gölün doğusunda kurulmuş ve turistik bir ilçe olan İznik'in bağlı bulunduğu Bursa İznik Gölü: Marmara Bölgesinin en büyük, Türkiye'nin ise beşinci büyük doğal gölü olan İznik Gölü, tektonik bir tatlı su gölüdür.
Sakarya Havzası: Sakarya nehri ülkemizin en önemli akarsularından bir tanesidir. En önemli özelliklerinden bir tanesi ise bu akarsuyun uzunluğudur. Sakarya Nehri Kızılırmak ve Fırat nehirlerinden sonra Türkiye'nin üçüncü en uzun (yaklaşık olarak 824 km uzunluğunda), Kuzeybatı Anadolu'nun ise en büyük akarsuyudur. Nehir, ismini Yunan Mitolojisi'ndeki nehir tanrısı Sangarius'dan almaktadır.

Bursa-İnegöl

Oylat Mağarası: İnegöl’ün 17 km güneydoğusunda bulunan Hilmiye köyünün 1 km güneyinde, Oylat kanyonunun sona erdiği noktada yer alır. İnegöl-Ankara karayolundan Oylata kaplıcasına ayrılan yol ile mağaranın yakınına kadar herhangi bir vasıta ile gidilebilir. Birbirine bağlı iki kattan oluşan Oylat mağarasının toplam uzunluğu 665 metredir.
Tarihi Cumalıkızık Köyü: Buram buram tarih kokan Osmanlı köyü: Cumalıkızık, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan Cumalıkızık'ın kuruluş hikâyesinin 1300'lü yıllara kadar uzandığı biliniyor. Osmanlı'da erken dönem sivil mimari örneklerine ev sahipliği yapan köy, Uludağ'ın çevresine kurulan yedi kızık köyünden biri. O zamanlar dağ eteklerine kurulan köyleri tanımlamak için 'kızık' sözcüğü kullanılıyordu. Bu köylerden Cumalıkızık, Hamamlıkızık, Derekızık, Fidyekızık ve Değirmenlikızık olmak üzere beşi günümüze kadar ulaşmış. Aralarında orijinal dokusunu korumuş olan ise Cumalıkızık.
Saitabat Şelalesi: Bursa’dan 12 km uzaklıkta yer alan Saitabat yemyeşil çimenler ve çınar ağaçlarıyla çevrili bir alan. Saitabat Şelalesi, Uludağ’dan gelen suların aşağı akmasıyla oluşmaktadır. Şelale bir kanyondan dökülmektedir. Köylüler tarafından Güvercinlik adıyla da anılan şelalenin aktığı kanyonda, suyunun debisine rağmen sert kayalar yer almaktadır.
Kürekli Şelalesi: Uludağ yamaçlarına tırmanan 2.5 kilometre uzunluğundaki toprak yol yön levhaları takip edildiğinde Kürekli Şelalesinin görülebildiği bir seyir terası, çeşme ve bankların bulunduğu noktaya 100 mt. kala sona erer. Küreklidere Uludağ'da eski volfram madeninin doğusundan 1850 mt. rakımdan akmaya başlar. Aynı adı taşıyan kanyon boyunca akan sular sarp arazi nedeniyle birçok yerde irili ufaklı şelale meydana getirir. Kürekli şelalesi yaklaşık 80 mt. yükseklikten dökülür.

Bursa-Orhaneli

Uludağ Milli Parkı: Bursa denince akla gelen ilk simgelerden biri olan ve kentin 36 kilometre güneyinde yer alan, 2 bin 543 metre yüksekliğindeki Uludağ ülkemizin en gözde kış sporları merkezidir. Eşsiz güzellikleri, flora ve faunasının zenginliği ile 1961 yılında Milli Park ilan edilen Uludağ; kış turizminin yanı sıra yaz aylarında da, kampçılık, trekking ve günübirlik piknik etkinliklerine olanak sağlamasıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Bu özellikleri ile Uludağ, dört mevsim turizme hizmet veren bir doğaya sahiptir. Milli parkın en yüksek noktası Uludağ Tepe’dir (2543 m). 1961 yılında milli park ilan edilen ve 12 bin 762 hektarı kapsayan Uludağ Milli Parkı’nın %71’i orman, %28’i mera ve kayalık, %0,4’ü açık, %0,1’i sulak alan, %0,5’i ise yerleşim alanıdır. Türkiye’de ilk buzul devri izleri Uludağ’da görülmektedir. Uludağ’ın kuzeye bakan yamaçlarında buzullarca şekillendirilmiş oluşumlar ve ilginç görünümlü kaya kitleleri vardır. Yılanlıkaya, Cennetkaya, Çobankaya gibi şekiller bunların en tipik örnekleridir. Milli Park bünyesinde yüksek kesimlerde buzul gölleri de bulunmaktadır.

Bursa Ulucamii

Osmanlı Devleti yıllarca İslâmın sancaktarlığını yapmış İslam birliğinin korunmasına katkı sağlamıştır. Fetih için gittiği topraklarda İslamın yayılmasına önderlik eden Osmanlı, aynı zamanda günümüze kadar ulaşan tarihi eserler ortaya koymuştur. Bu eserlerin başında Bursa Ulu Camii gelmektedir. Bursa Ulu Cami, Osmanlı Devleti’nin pâyitahtında inşâ edilen ve günümüzde dahi ülkemizin en büyük camileri arasında yer alan bir yapıdır. Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba Hazretlerinin açılış hutbesini irâd ettiği bu Ulu Mâbed, adeta Bursa şehrinin kalbi konumundadır. Cami aynı zamanda “Cami-i Kebîr” olarak da adlandırılmaktadır. Bursa Ulu Camii 1396-1399 tarihleri arasında 4. Osmanlı Sultanı Yıldırım Beyazıt Han tarafından yaptırılmıştır. Sultan 1.Beyazıt Han 1396 yılında haçlılarla yapılan Niğbolu Savaşı öncesinde savaşın kazanılması durumunda Bursa Şehrine 20 adet Cami yaptırmayı vaat etmiş, savaş sonrası elde edilen büyük zaferle dönemin manevi büyüklerinden aynı zamanda damadı olan Emir Sultan Hazretlerinin tavsiyesi üzerine 20 kubbeli büyük bir cami yaptırmaya karar vermiştir. Bu sebeple, Bursa Ulu Camii Yıldırım Beyazıt Han’ın Niğbolu Savaşından dolayı Cenab-ı Allah’a şükür nişanesi olarak yaptırdığı bir camidir.


İstanbul Ticaret Üniversitesi Çevre ve Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi ile Doğada Sanat Var Çalışma grubunun birlikte düzenlediği webiner programı yakında başlıyor. Katılanların sonunda sertifika alabilecekleri programla ilgili her türlü bilgiyi aşağıdaki linkte bulabilirsiniz:
https://www.ticaret.edu.tr/Haberler/Detay/id/1350
info
Projemiz TÜBİTAK Bilim Ve Toplum Projeleri Destekleme Programı kapsamında, 2015 çağrı döneminde 115B048 ve 2017 yılında 217B333 numaralı projeler olarak desteklenerek yürütülmüş olup, 2018 yılında ise 118B499 numaralı proje olarak yine TÜBİTAK tarafından desteklenmiştir.
yhekokurs

Başvuru formu

Sınıf öğretmenleri, fen bilgisi öğretmenleri, coğrafya öğretmenleri, izci lider öğretmenleri, eğitim fakülteleri lisansüstü öğrencileri projemize başvuru yapabilirler.
Katılımcı seçiminde Darüşşafaka Eğitim Kurumları, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Yatılı İlkööretim Bölge Okullarında görev yapan öğretmenler, sınf öğretmenlerinden orman köylerinde görev yapanlara ve izci lider öğretmenler öncelikle tercih edilecektir.

yhekokurs

Eğitim takvimi ve konaklama

Eğitimlerimiz Bilecik ili, Osmaneli İlçesinde uygulanacaktır. İlçeye ulaşım masraflarınız hariç tüm konaklama ve beslenme masraflarınız proje (TÜBİTAK) tarafından karşılanacaktır.
Konaklama Osmaneli Belediyesi Prof.Dr. Yunus Söylet Şifalı İçmeler Tesisi'nde olacaktır.

XXXX

Facebook

Osmanelidae - Facebook gurubu
facebook.com/groups/osmanelidae